Laparaskopik Yöntemde Güven ve Konfor Bir Arada

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Serdar Kaçar, günümüzde bir çok alanda kullanılmaya başlanan Laparoskopik ( kapalı) ameliyat yönteminin hem hastaya hem hekime büyük kolaylıklar sağladığını söyledi.

Laparoskopik Cerrahi’nin tarihsel Gelişimi

Laparoskopi cerrahinin her alanında uzun zamandan beri kullanıldığını belirten Doç. Dr. Serdar Kaçar, “ İlk defa 1901 yılında köpekte, 1923 yılında insanda sisteskopi yapıldı. Yani insanın mesanesine girerek mesane görüntülendi. Daha sonra ise karın boşluğu 1910 yılında incelenmiş. Bugün kullandığımız sistem yani karnın içinin karbondioksit gazı ile şişirilip görüntüyü daha ayrıntılı görebileceğimiz sistem 1925 yılında uygulandı. O zamanlara kadar karnın içinden sadece görüntü alma yani tanı amaçlı kullanılan yöntemde 1930’lu yıllardan sonra küçük girişimlerde kullanılmaya başlandı. 1980’li yıllardan sonra organ çıkarmak için Laparoskopi kullanıldı. İlk olarak 1983 yılında apandist ameliyatı Laparoskopik yöntemle yapıldı. 1989’da da safra kesesi ameliyatı yapıldı.  Daha sonra genel cerrahi, üroloji, kadın hastalıkları ve doğum alanlarına giren bir çok operasyonda kullanılmaya başlanan sistem artık neredeyse tüm genel cerrahi ameliyatlarında uygun hastalarda güvenle uygulanabilmektedir. Tabi sistemin başarısı cerrahın tecrübesi, ilgi ve eğitimi ile alakalıdır.” dedi.

Güvenli Ve Konforlu

Genel Cerrahi alanında başta safra kesesi, apandist, fıtık, mide rezeksiyonu, mide kanseri, kalın bağırsak kanseri, dalağın alınması, reflü cerrahisi gibi alanlar olmak üzere hemen hemen tüm ameliyatlaırn uygun hastalarda Laparoskopik yöntemle yapılabildiğini söyleyen Doç . Dr. Serdar Kaçar sistemin hasta ve hekim açısından sağladığı konforları anlattı. “ Laparoskopik yöntemde ameliyat sonrası daha hızlı  iyileşme gözleniyor. Hastanın daha erken işine dönmesini sağlıyor ve işgücü kaybını azaltıyor. Hastalar için önemli bir konu olan kozmetik olarakta daha avantajlı bir yöntem. Hekimler açısından da her şeyden önce benim açımdan çok daha keyifli bir yöntem. Çünkü hastanın daha sonraki konforunu gördükten sonra bizde mutlu oluyoruz. Bu sistemde daha geniş görüntü görüyoruz. Ülkemizde daha yaygın olmasa da robotik cerrahi ile daha da güvenli hale geliyor. Siz elinizi 10 cm oynattığınızda aletin ucu anca 1 cm oynuyor. Böylece organa zarar vermiyorsunuz. Laparoskopi ile tıp fakültelerinde her zaman öğretilen ve hekimlerin felsefesi olan Hipokrat’ın önce zarar verme ilkesine de bağlı kalmış oluyoruz.” Dedi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir