Tip2 Şeker Hastalığı

Halk Dilinde şeker hastalığı diye bilinen diabetes mellitus, pankreastan salgılanarak kan şekerinin kullanımını düzenleyen insülin hormonu salgısının tamamen veya kısmen yetersizliği veya eksikliği sonucunda meydana gelen kan şekeri yüksekliği ile sonuçlanan bir hastalıktır. Şeker hastalığı toplumumuzda oldukça yaygın olmakla beraber tip 1 şeker hastalığı ve tip 2 şeker hastalığı olarak çeşitlendirilir. Tip 1 şeker hastalığı pankreasın zedelenmesi ya da total kaybına bağlı olarak gelişen sürekli olarak insülin eksikliğidir. Tip 1 şeker hastalığı insüline bağlıdır. Tip 2 şeker hastalığı ise fazla kilo ve obezite ile gelişen insülin direnci ve insülinin eksikliği sonucunda oluşur.

Günümüzde şeker hastalığının görülme sebebinin en büyük sebebi obezitedir. Şişman ve obez bireylerde insülin direncine bağlı olarak şeker hastalığı görülme oranı epey yüksektir. Özellikle göbek etrafı yağlanması olan obez ve şişman bireyler tip 2 şeker hastalığına yakalanma oranı daha da yüksektir. Bu tip şeker hastalığında hastalarda glikoz yüklenmesine karşı oluşan insülin yanıtı genelde azdır. Sık Sık acıkırlar ve ana öğünden sonra ki iki saat içerisinde acıkma yaşarlar. Gün içerisinde sık sık tatlı krizleri olmakla birlikte yemek sonrasında şeker hastaları, uyumak ve dinlenmek isterler. Şeker düzeyinde ki dalgalanmalardan dolayı gün içinde sık sık uyumak ve dinlenme ihtiyacından dolayı gün boyunca yorgunluk ve isteksizlik yaşarlar. İlerleyen zamanlarda şeker hastaları kronik bir yorgunluk çekebilmektedir. Eğer kişi beslenmesine ve kilosuna dikkat etmezse şeker hastalığının ilerleyen evrelerine yakalanacaktır. İlerleyen evrelerde şeker hastalığı özellikle damarlara zarar vermekte ve damarların yoğun bulunduğu göz, ayaklar, eller, böbrek gibi bölgelere zarar verebilmektedir.

Özetlersem eğer şeker hastalığı kişinin yaşam kalitesi oldukça düşüren, ilerleyen evrelerde ise kişinin vücudunda geri dönüşü olmayan zararları olan bir hastalıktır. Burada bir şeye dikkat çekmek isterim ki o da şeker hastalığının bir tedavisi olduğu. Özellikle beden kitle indeksinizi ideal aralığa yani 20-25 arasına getirmeniz, beslenme şeklinizi değiştirmeniz, aktiviteyi arttırmanız şeker hastalığın ilerlemesini engelleyecektir. Temel olarak bel etrafında ki yağlardan kurtulmak ve kilo vermek şeker hastalığının çözümüdür. Yalnız bazı bireyler kilo vermekte zorlanabilmekte ya da şeker hastalığı ilerlemiş durumda olabilmektedir. Bu gibi durumlarda hastalar obezite cerrahisi yöntemlerine başvurmaktadır. Bu ameliyatlar yarar zarar ilişkisine göre değerlendirip cerrahlar tarafından hastalara uygulanmaktadır. Obezite ameliyatı uygulanan şeker hastaları kilo vermesi desteklendiği ve öğün düzeni sağlandığı için şeker hastalığının vücuda verdiği zarardan kurtulmaktadırlar.

Unutmayalım ki şeker hastalığı ilerleyen bir rahatsızlıktır. Özellikle bel etrafı yağlanması olan obez ve kilolu insanlarda daha sık görülmekte olup hasta, beslenme şeklini düzenler ve kilo verirse bu hastalıktan kurtulabilmekte ya da ilerlemesini engellemektedir. Bunun yanında obezite ameliyatları ise kilo veremeyen ya da beslenmesini düzenleyemeyen birçok hasta için yarar zarar ilişkisine göre uygulanmakta olup şeker hastalığı olan hastalara olumlu sonuçları olan bir yöntemlerdir.

 

Dyt. Ömer Faruk Korkmaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir